News,  Others,  People,  Post

Takımlar ve Duygusal Zeka

Bir takım olmak ilk bakışta heyecan verici gözükse de, zamanla iletişim çatışmaları görüldükçe; çatırdamalar oluşur. Takım birliğini oluşturan ortak hedeftir. Fakat hedefe varana kadar; gidilmesi gereken uzunca bir yol var. Şirketin, takım başarısı için yapabileceği en etkili çözüm; tüm takım üyelerinin duygusal zeka gelişimine katkı sağlayamak. Her şeyin çözümü doğru ve anlayışlı bir iletişim; ve bunun sürdürülebilir olmasını sağlamak; değil mi? Çözüm: Duygusal Zeka!

Peki bu doğru iletişimi ve tüm takımı ortak hedefe bağlı tutarak anlayışla, uyum içerisinde ilerlemelerini sağlayan kilit nokta nedir? Takımın birbirini önyargısız ve anlayışlı bir şekilde; ekip üyelerinin birbirini tamamlayabilmesi, takımın çıkarlarını kendi çıkarlarının önünde tutabilmesi gibi çoğaltılabilen sebepler kilit noktaların bazıları. Bunların hepsini tek bir kilit noktaya indirgersek eğer; empatiyi, odaklanmayı, doğru iletişimi, anlayışı, yargısız bakabilmeyi, pozitif düşünmeyi, hedefte kalabilmeyi, kendini ve ekibini, ve de bunların hedeflerini doğru tanımayı ve anlamayı sağlayan; Duygusal Zeka!

Eğer ki, üzerine gerekli özen gösterir ve hakkı verilerek çalışılırsa; Duygusal Zeka kişisel olarak da, takım olarak da çok büyük gelişmeler sağlar.

Photo by Pixabay: https://www.pexels.com/photo/abstract-accuracy-accurate-aim-262438/
Duygusal zeka eğitimi için verilmesi gereken özen;

Bunu bir çok şirket ve yönetici teorik olarak bilse de; uygulamalarına yeterli vakit ayırmadığı ya da ayıramadığı için gerçekten duygusal zeka gelişime hakkıyla katkı sağlayamıyorlar. Teorisini ezberlemiş, sular seller gibi yutmuş olabilirsiniz. Uygulama yoksa eğer; tüm teknik resim eğitimini almış, resim kağıtlarınız ve boyalarınız hazır; fakat resim kağıdınız boştur. Çünkü tüm o bilgiler uygulanmamıştır. Resim kağıdınızı boş bırakırsanız da ne kendinize ne etrafınıza resim yapabildiğinizi gösteremezsiniz. Son dönemlerde çokça duyulan “Koçvari Yöneticilik” için de olmazsa olmaz bir konu olduğunu söyleyebilirim.

Ne kadar süre ayrılması gerektiği konusuna gelirsek; eğitmen, takımlar ya da şirketlerin alacağı eğitimler için belirli bir süre belirler. Buradaki en önemli nokta ise; duygusal zeka teorik öğrenilen bir konu değildir. Uygulama ile öğrenilen; içselleştirilen bir konudur. Bu sebeple; eğitimcinin, eğitimin içeriğinde teorik bilgi ile beraber, uygulama ve o uygulamaları da özenle seçmiş olması gerekir.

Bu eğitimi alarak takımlar ve bireyler; empatiyi, anlayışlı olmayı, odakta kalabilmeyi, stresi azaltmayı ve yukarıda saydığım diğer özellikleri hayat boyu geliştirebilme erişimi sağlarlar. Bu eğitimi bir kere hakkıyla alırsanız, hem kendi hayatınızdaki hem de iş hayatınızdaki olumlu değişimleri farketmemeniz imkansız.

Photo by fauxels: https://www.pexels.com/photo/photo-of-people-near-wooden-table-3184418/

Bir şirket olarak da, şirket bağlılığı, takım bağlılığı, işe bağlılığı artırmanın temel sebeplerinden biri de; çalışana yapılan özveri. Bireyin aldığı kişisel gelişim eğitimleri de şirkete bağlılığı artırarak daha verimli olmalarını sağlıyor. Bu da iş gücünün artmasına, sirkülasyonun azalmasına, daha başarılı ekipler oluşmasına olanak sağlıyor.

Eğitimlerin akılda kalıcı, özenle seçilmiş, bireye -sadece şirkette ya da o takımda değil- tüm yaşamında işine yarayacak olması; daha mutlu çalışanların olmasına da yol açıyor.

İletişime Katkısı;

İlk başta bahsettiğimiz çatırdamaların en aza indirgenmesi için açık ve anlayışlı iletişim şart demiştik. Anlayış olabilmesi için empati ve önyargısız olmak; birbirini anlamaya özen gösteren sürdürülebilir bir iletişim gerekir. Bu sebeple tüm takım böyle bir eğitimi alırsa, kendi içerisinde de iyi bir iletişime sahip olabilir. Şirketinizde, mutlu yüz ifadeleri olan bireyler ister misiniz? Hala kusursuz bir iletişim olmayabilir. O da, duygusal zekayı geliştirmek için yaratılmış bir fırsattır belki de.

Photo by fauxels: https://www.pexels.com/photo/group-of-people-standing-beside-chalk-board-3184394/

Takım olmak keyifli olduğu kadar zor. Bu sebeple, bazı insanlar bireysel çalışmaktan hoşlanır. Takım olabilmek çok emek ve çaba gerektiriyor. En çok çabayı da kendi kişisel duygu yönetimize yapmanız gerekir. Takım olabilmenin bireysel çalışmaya göre avantajı, hem daha kapsamlı hem de daha hızlı ilerler. Bunların yanında keyif almak da cabası tabi. Takım olarak eğlenerek, ilerleyebilenlerden misiniz yoksa ben yalnız mutluyum diyenlerden mi?

Çalışırken mutlu olmanız temennisiyle;

İlknur Yıldız

Takım birlikteliğini güçlendirmek ile ilgili eğitimlerle ilgileniyorsanız; Virtual Power’ ın sunduğu Küçük Prens ile Duygusal Zeka eğitiminin detaylarını almak için; ilknur.y@outlook.com ’a e-posta atarak ulaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir