News,  Others,  People,  Post

Kader mi Özgür İrade mi?

Biz doğmadan önce yazılmış bir kader çizgisi, bir diğer taraftan da özgür seçimler yapabildiğimiz özgür irademiz! Çok zıt! İkisinin bir arada olması hiç olasılığı olmayan, iki konudan bahsediyoruz. Kader mi Özgür İrade mi?

Kader çizgimiz, içerisinde seçim yapabileceğimiz birkaç yolu olan hayat haritamız olsa da buna özgür irade diyemeyiz. Bu sebeple zıt olgulardan bahsediyor gibiyiz. Zaten özgür irademiz olsaydı yaşamak istemediklerimizi yaşıyor olmazdık.

Ancak biz dış faktörler ve iç faktörlere bağlı yaşıyoruz. İç faktörler; ana rahmine düştüğümüz andan itibaren kodlanmış hazır gelen Dna’ mız. Dna’ mızdan atalarımızın bilgi birikimini, anılarını, travmaları yani tüm birikimlerini alırız. Annemizin nasıl hamilelik geçirdiği de bizi, doğduğumuz ana kadar etkileyen faktör. Doğduktan sonra yetiştirilme tarzımız (bu arada o da anne babamızın iç-dış faktörlerine bağlı) okul hayatımız, arkadaşlarımız, komşularımız vs bizim yaşamımıza etki eden çevresel faktörlerdir. Bu ‘faktörlerle’ geliştirdiğimiz beynimizle, kısıtlı bilgi birikimimizle hangi seçimi yapacağımızın bir özgürlüğü kalmıyor. Bu nedenle kısıtlı özgür irade denilebilir belki de buna.

Peki bu ‘kısıtlı özgür irademiz’in en özgür halini nasıl kullanabiliriz? Bize en uygun, en özgür halinde kullanabilmemiz için önce kendimizi diğer faktörlerden arındırarak özümüzü bulmamız gerek. Buna da farkındalığımız diyoruz. Dna’ mızdaki ata birikimlerinin negatif etkilerini bırakıp, pozitiflerle ilerlemeli (ki bunu yapabilmek için kendini ve geçmişini çok iyi tanıyıp, affedici ve şükredici olabilmeli), dış faktörlerin de bize iyi etkilerini yanımıza almalı, diğerlerini dışarda bırakmalıyız. Düşünsenize atalarımızın yaşadığı bütün iyi-kötü tecrübeleri alıp kendi hayatımızda kullanabileceğimiz bir tecrübe birikimi oluşturabiliriz. Ne kadar bilgece! Bunu nasıl yaparız?

Bazen çok çalışma gerekebiliyor, bazen de ufak bir seans yetebiliyor. Tamamen kişinin kendisine bağlı. Sizin etrafınızda bu faktörlerin oluşturduğu bir kireç birikintisi var ve siz bunun ne kadar farkına varabilirseniz, ne kadar değişime ve yeniliğe açık olursanız (konfor alanınızı aşabilmek) o kireç birikintisini temizlemekte o kadar başarılı olabilirsiniz.


Bu kireç birikintilerini temizledikten sonra;
  • Hayatınızda istemediğiniz her şeyin listesini çıkarın.

→ Onların yerine bir şeyler koymaya çalışmayın; bırakın gitsinler, sadece istemediklerinizi çıkarın.

  • Hayatınızda var olmayan istediğiniz şeyler varsa onların da ayrıca listesini çıkarın.
  • Geri kalanlar kalsın, olduğu gibi.
  • Hayatınızdaki mevcut şartları göz önünde tutun ve bahaneler uydurmadan, sadece kendiniz için her bir maddeyi uygulayın. (İstemediklerinizi atın gitsin, istediklerinizi yerleştirin)

Size çok direnç gösteren olaylar, kişiler olacaktır ama en büyük direnci kendiniz göstereceksiniz büyük ihtimalle. Çünkü dış faktörlerden arınmış bir siz varsınız. Her şeye rağmen, dirençlere karşı sağlam durup bunu başarabilirseniz, istediğiniz hayat ellerinizde olacaktır.

Buna özgür irade denmesinin sebebi de budur! Seçimlerimizi kendimiz yaparız. Bir çoğumuz buna ‘hadi canım’ diyecektir belki de, ama bu bir gerçek; seçimlerimizi kendimiz yaparız, fakat bunu bir çok kez farkında olmadan yaparız. ‘Hadi canım, denmesinin sebebi de budur. Biz kendi farkındalığımızı ne kadar keşfedersek, Dna’ mızın çalışma şeklini o kadar elimize almış oluruz ve böylece seçimlerimizi kendimiz yaparız.

Kader mi Özgür İrade mi diye tartışmaktan ziyade; kontrolü elimize maksimum alabilmekten bahsetmek en doğrusu belki de. ékısıtlı özgür irdemizin”, en özgür halini kullanmak diyebiliriz.

İstediğin;

Hayatın sana sunduklarıyla yetindiğin, katlanmak ya da kabul etmek zorunda olduğun alın yazısı mı;

Ya da

Özgür iradenle yaşadığın, kendi seçimlerini bilinçli yapabildiğin bir hayat mı?

İlknur Yildiz

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir