News,  Others,  People,  Post

Kurumsal İlişkiler Yalan Mı?

Kurumsal Hayat, hayatımızın büyük bir kısmını oluşturuyor. Dolayısıyla; umarım cevap sizin için “hayır”dır.

Kurumsal İlişkiler /Photo by fauxels: Pexels
Bir bütün olma;

Kurumsal hayatta eğer ki bir takımın üyesi iseniz, gözlemlerime dayanarak söylemeliyim ki; bazen şirket içinde dedikodu dediğimiz olmsuz cümleler sarf edilir. Muhtemelen sebebinin “en iyisini olma”, “en başarılı olma”, “hatasız çalışma” düşüncesi ya da baskısı oluşturuyor. Bir şirket altında çalışan tüm kişiler, diğer şirketlere karşı bir takım oluşturuyor olsalar da; şirket, resmin daha küçük parçalarını, yani şirket içi takımların rekabetini oluşturuyor. Bir resme yakından bakarsanız o resmin tamamını göremezsiniz. Belli bir bölümünü görürsünüz. Uzaktan bakarsanız, resmin tamamını görürsünüz. 

Bu metaforda resme yakından bakmak detayları görme avantajını sağlarken; uzaktan bakmak resmin bütününü görmeyi fakat detaylardan uzaklaşma dezavantajını sağlar. O halde, ekip üyelerine resmin tamamı gösterilirse, şirket olarak bir takım olma; yani diğer takımın ekip üyeleri ile bütünleşmeyi sağlamak iş birliği olasılığı artırır.

Resmi hem uzaktan hem de yakından görme lüksü yöneticilere mahsus olmalı ki; hem takımının detayları ile ilgilenir; hem de piyasa takibi, diğer şirketler ile ilişkisi vs gibi konulara da odaklanabilir. Bunlar için daha fazla yere odaklanma ve çok yönlü bakış açısı gerekecektir tabi ki. Bu sebeple takımın en iyi çalışanı, yönetici özelliklerine sahiptir düşüncesi doğru değil. Takım yönetmek; insan ilişkileri, detayları görebilmek, şirket dışı dünyayı takip edebilmek gibi konular için ciddi bir planlama ve istek gerekir. Bu sebeple bazı kişiler harika birer takım üyesi olabilirken; bazı kişiler takım üyeliğinden ziyade yöneticilikte daha başarılı oluyorlar. 

Kurumsal İlişkiler /Photo by Diva Plavalaguna: Pexels

Bütün bunlara istinaden; kurumsal hayatta sadece kendi perspektifimizden görünen, doğru bakış açısını sağlamıyor gibi geliyor bana. Başkaları hakkındaki görüşleriniz, sadece sizin perspektifinizden gördüğünüzdür. Gerçekte, o kişinin ya da takımın iç dinamiklerini, isteklerini, arzularını, zayıf yönlerini bilmediğiniz sürece; sizinki küçücük bir pencereden bakılan, remin küçücük parçasını görüp tamamı hakkında yorum yaptığınız; büyük ihtimalle gerçeği göremediğiniz bir bakış açısıdır. 

Örneğin;

Geçenlerde duyduğum kurumsal cümleleri sizinle paylaşmak isterim. Çok seyahat gerektiren bir pozisyonla ilgili başvuranların değerlendirildiği bir ortamda idim. Evli, çocuğu olan, biraz yaş almış, hep stabil işlerde çalışmış gibi özellikleri olan kişiler elendi. Ben de onları eleme sebeplerini sordum. Aldığım cevap beni hem şaşırttı, hem şaşırtmadı.

Evli olan evine daha fazla vakit ayırmak ister; çocuğu olan çocuğu ile ilgilenmek ister; yaş almış kişi seyahatlerde zorlanır; hep stabil yerlerde çalışmış kişi seyahatlerden yorulur; iş ağır gelir, gibi cevaplar… Yani bir başkası adına karar vermeler. Anlıyorum tabi; cv elemek, pozisyona en uygun olabileceğini düşündükleri minimum kişilerle mülakat yapma ve zamandan tarasarruf için gerekiyor. Fakat belki de; aile dinamikleri çok seyahati kaldırabilen, bunu gerçekten isteyen kişiler başvurmuş olabilir; yaş almış ya da hep stabil çalışmış kişilerin gençlik/çocukluk hayalleri seyahat etmek olabilir; ve bunu gerçekleştirebilmek için bu pozisyon onlara fırsat olabilir. Bu durumda da “kendilerince” uygun gördükleri kişilerden daha hevesli, daha istekli kişileri elemiş olma ihtimalleri de mümkün!

Kurumsal İlişkiler /Photo by cottonbro/Pexels
Önyargılar;

Demem o ki; tıpkı cv eler gibi, sadece bir kağıt parçasındaki bilgilere bakarak; veya küçücük gözlem ile o insanı doğru yargılarla eleştirdiğimizi düşünerek konuşuyoruz bazen. Her birimiz keşfedilmesi yıllar süren bir başka gezegenleriz. Birbirimize sadece teleskopla bakabilen ve görebildiği kadarıyla yorum yapan insanlarız. O gezegenlerin içlerinde neler var kim bilir? Kimse bilemez! O sebeple insanlara sadece dışardan bakarak değerlendirmek yapılabilecek en büyük hatadır. 

‘Kurumsal hayattaki ilişkiler yalan’ diye cevap verenlerin bir çoğu; bu tür eleştiri, olumsuz öngörü ya da iletişime şahit olanlardır. Kurumsal hayatın ilişkilerinin yalan olmaması için kurum içi ya da dışı; her hangi bir önyargının olmaması gerek. Her bir insana ya da ekibe merak ile yaklaşılırsa; içindeki cevherlerin çıkma olasılığı daha yüksek olur ve toksit ilişkilerden daha az etkilenir. 

İnsanlar hakkında çatır çutur acımasızca yorum yapabiliyoruz. Fakat içindeki cevherleri bilmeden… Eğer ki kendinizi yüceltmek istiyorsanız pozitif ve meraklı olun. Her bir insana merakla yaklaşın ki size pozitif katkıları olsun. Diğer türlüsü kendi toksit dünyanızı kendiniz oluşturmanız demektir. 

Mutlu insanlar, mutlu ekipleri, mutlu ekipler de mutlu şirketi oluşturur. Bu kadar pozitif iletişimin içinde başarı da kaçınılmazdır. Sadece şirketlerde değil, dünyada da birbiri üzerine basan değil, birbiri ile gelişen insanlar olmak dileğiyle.

Mutlulukla kalın.

İlknur Yıldız

Eğer ki ekip ilişkisini güçlendirme ile ilgili workshop ile ilgileniyorsanız; detaylar için ilknur.y@outlook.com a e-posta atabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir