News,  Others,  People,  Post

Minimalizm

(Minimalizm konusunu podcast programı olarak dinlemek isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.)

Minimalizmin sözlük anlamı: sadelik, yalın olmak.

Minimalizm önceleri sanat akımı olarak başlasa da hayatımızın her alanına girdi. Minimalizm deyince ilk akla gelen, dolaplarımızdaki fazla kıyafetlerden kurtulma. Genelde bunu kadınlar söylemiştir diyebilirsiniz, fakat erkeklerin de ilk söylediği bu oldu.

Bana göre minimalizm hayatın her alanına uygulanabilen, kapitalizmin tüketim çılgınlığına karşı bir akım; bir başka deyişle kararında tüketmek diyebilirim. Ben hayatımızdaki alanlarımızın ayrı ayrı nasıl minimalist yaşanabileceğinden ve faydalarından kendimce bahsetmek isterim.

Sadelik sadece fazla eşyalarımızdan kurtulma değildir.

Minimalistliği sadece elbise dolabımızda değil, hayatımızın her alanında kullanmalıyız bana kalırsa. Nasıl mı? Örneğin; gereksiz, kafamızı meşgul eden düşüncelerimizden, bizi yoran yaşam tarzından, gereksiz olduğunu düşündüğümüz ya da bizi yoran alışkanlıklarımızdan, yani maddi-manevi bütün fazlalıklarımızdan kurtulma ya da düzenleme diyebilirim. Düzenleme dedim, çünkü bizi yoran bazı durumlardan kurtulmamız olanaksız ya da kurtulmayı istemeyebiliriz. Belki de hayatımızda ne olursa olsun gerekli olduğunu düşünüyor olabilirsiniz. Onları düzenlemek daha anlamlı olabilir. Evdeki eşyalarımızda, düşüncelerimizde, sosyal alışkanlıklarımızda, evimizde, yediklerimizde, işimizde, ilişkilerimizde kullanabiliriz. Böylece tüketilip yok edilen sosyalliklerimiz, ilişkilerimiz, eşyalarımız, düşüncelerimiz olmaz! Her birine değer verilen belki de daha fazla ‘iyi ki’ diyebileceğimiz bir hayat planlamasından bahsediyor olabiliriz.

Image for post
Minimalizm

Her zaman eskiyi yad ederiz ya, ahh o günler ne güzeldi, hayatımızda bu kadar çok olanak yoktu ama mutluyduk cümlelerini kurarız. Günümüz dünyasında bazı olanaklarımızı silip atamayız. Örneğin; sosyal medyalarımızdan vazgeçmek bir çoklarımızın istemediği bir şey. Cep telefonlarından kimse vazgeçmek istemez. O günleri, o günlerdeki gibi hatırladığımızda onun tadını çıkardık mı gerçekten? Evet şükür duygusuna sahip olabiliriz belki de, ama o günlerde şu da lazım, bunu da almak istiyorum vs gibi çağa hızlıca ayak uydurmak dışında daha da iyilerine ya da daha da fazlalarına sahip olmak istemedik mi, özenmedik mi fazlalığa? Yani o zaman da minimalist düşünmüyorduk belki de. Şükür ediyorduk ama tadını çıkarmadığımız her anı boşuna harcıyoruz ve boşa harcanan hiçbir şey minimalizm olamaz!

Minimalizm
minimalizm

Hayatımızda bazı şeylere vakit bulamıyor, çok fazla koşturuyor, bir kaç parçaya bölünmeyi istiyor olabiliriz. O zaman sakin! Kendimizi bölmek yerine önceliklerimize karar verebiliriz. Sakin bir şekilde hayatımızın bölümlerini ayrı ayrı ve teker teker düşünerek beraber değerlendirelim isterim. Burada Pareto ilkesinden bahsetmek istiyorum. Eminim bir çoğumuz biliyoruz ama kısaca bahsetmek gerekirse; daha çok iş hayatında önceliklendirmelerde kullanılan bir ilke. 80–20 kuralı! Örneğin; dolabımızdaki eşyaların %20’sini hayatımızın %80’inde kullanırız. Hayatımızın bölümlerini buna göre önceliklendirebiliriz.

İlk akla gelenle başlayalım!

Evdeki Eşyalarımızda Minimalizm

Hayatımızı bölümlere ayırdıktan sonra değerlendirme yapmak bizi uygulamada rahatlatacaktır. Her birini başka bir güne planlarsak belki daha rahat rahat, kafamızı meşgul etmeden yapabiliriz. Amaç hayatımızı kolaylaştırmak. Evdeki eşyalarımız için ayırdığımız zamanı sadece onun için kullanmalıyız. Diğer alanlarımız için başka güne ya da haftaya bir zaman yaratmalıyız.

Her bir günü belki salon, mutfak vs diye bölümlendirmeliyiz. Böylece kolaylıkla evde bizi yoran eşyalardan kurtulabiliriz. Bizi yoran dedim çünkü elbise dolabımızdaki fazlalıkları temizledik diyelim, daha az çamaşır, daha az ütü olacak. Belki de hiç kullanmadığımız için bu ayırdığımız eşyaları çamaşır-ütü yapmıyoruzdur; o halde daha ferah bir dolaba sahip olacağız. Kalabalığın içinden seçmek zorunda olmadığımız bir gardrobumuz olacak. Bu da dolap düzenleme ya da kıyafet seçimi için harcadığımız vakit kaybını da engellemiş olacak. Evin diğer bölümleri için de aynı şekilde düşünebiliriz. Daha az temizlik, daha ferah mutfak ve daha ferah bir ortam! Kullanmadıklarımızı ikinci el olarak satabileceğimiz sosyal mecralarda mevcut. Satabilir ya da ihtiyacı olana verip manevi bir ferahlama da hissedebiliriz.

Image for post
minimalizm

Yediklerimizde Minimalizm

Ne için yemek yiyoruz? Zaman zaman yediklerimizde aşırıya kaçabiliyoruz. Ya çok acıktığımız zamanlarda ya da çok sevdiğimiz yemekler olduğunda kendimize dur diyebilmek daha zor. Her öğün öncesinde “Bu öğünde ihtiyacım olan ne?” sorusunu düşündükten sonra ihtiyacımızı karşılamaya yönelik yediğimiz zaman, kararında yemiş olabiliriz. Çok sık olmadığı sürece kendimizi şımartma kararını da alabiliriz tabiki. O da ihtiyacımızın bir parçası. Önemli olan her öğüne oturduktan sonra derin bir nefes alıp o öğünü geçirmek istediğimiz ya da geçirmemiz gereken şekilde değerlendirmek. Vicdanen de daha rahat bir öğün geçirmiş oluruz diye düşünüyorum. Eğer hala kendimize mani olamıyorsak, sofraya oturduğumuzda kendi tabağımızı kademeli olarak doldurmak yerine, tek seferde bir öğünde yiyeceğimiz yiyecekleri yeteri kadar tabağımıza koyarak, onun keyfini çıkarabiliriz. Böylece tabağımız bittiğinde öğünde biter!

Image for post
minimalizm

Düşüncelerimizde Minimalizm

Kafamızın içinde her gün dönüp dolaşan düşünceler mevcut. Bir insan düşünmeden duramaz zaten. Uyurken dahi beynimiz çalışıyor. Düşünmeden, geldiği gibi yaşamak değil burada mesele. Gerektiği kadar ve hakkını vererek düşünmek! Örneğin; bir sorunumuz var ve bizi rahatsız ediyor. Bunu düşünmemeye çalışarak ötelemek kendimizi harap etmekten başka işe yaramaz. Gerekirse sadece ona odaklanmalı, çözüm yarattıktan sonra da ferahlamanın tadını çıkarmalıyız. Çözüm bulamıyorsak yardım istemekten çekinmemeliyiz. Hiçbirimiz bir süper kahraman değiliz. Olmaya çalışmak da ruhsal açıdan zarar verir. Bazılarımız yardım isteme konusunda daha çekimserdir ama bir kâr-zarar analizi yaptığımızda kafamızı sürekli meşgul eden bizi yiyip bitiren sorunla yaşamak mı, yoksa gerekirse yardım alıp çözümleyip, sorunun hayatımızdan çıkması rahatlığına ulaşmak mı? Kısacası hayatımızda şikayet ettiğimiz, bizi yoran, gereksiz meşgul eden düşüncelerimizden kurtulmalıyız.

Image for post
minimalizm

Sosyal Alışkanlıklarımızda Minimalizm

Sosyal hayatımız çok yoğun, karmaşık bir halde ya da hiç sosyal hayatımıza vakit ayıramıyor olabiliriz.

Eğer bizi yoran yoğunlukta bir sosyal hayat yaşıyorsak önceliklendirmemizi ona göre yapıp gerektiğinde bazı yerlerde hayır diyebilmenin sihirli gücünü kullanabiliriz. Hayır diyebilmek bizi arkadaşlarımızdan etmez, katılmak istediğimiz sosyal ortamlarımızdan koparmaz; aksine bu tavır bizi ne istediğini, nerede olmak ve nasıl vakit geçirmek istediğini bilen bireyler haline getirir.

Sosyal hayatımıza vakit ayıramayanlardan isek, hayatımızın diğer alanlarındaki önceliklendirmelerimize bakmak gerekir. Hayatımız işten ibaret ise onu düzenleyebiliriz, evden ibaret ise onda bazı düzenlemer yapabiliriz. Olmak istediğimiz yerleri ve zamanları kendi istediğimiz doğrultuda düzenlemeye çalışabiliriz. Gerekiyorsa hayatımızda gereksiz vakit harcadığımızı düşündüğümüz alanlarımızı tamamen hayatımızdan çıkarabiliriz.

minimalizm
minimalizm

Evimizdeki İlişkilerimizde Minimalizm

Evlerimizde yanlız yaşıyor olsak da, bir aileye sahipsek hane ilişkilerimizi gözden geçirebiliriz. Anne-babamızla, çocuğumuzla, eşimizle yeterli vakit mi geçiriyoruz? Fazla mı vakit geçiriyoruz ya da vakit bulamıyor muyuz? Aile dinamiğimize göre bir ilişki dengesi kurmak gerekir tabi, fakat herkesin bireysel hayatının olması gerektiğini de atlamamak lazım.

Örneğin; çocuğumuza o gününün nasıl geçtiğini sorduğumuzda konuşmayı istemiyor; hatta o anı bizimle geçirmeyi istemiyor; başka birşeyle ilgilenmeyi istiyor olabilir. Her birey beraber yaşıyor dahi olsa, birbirlerinin bireysel hayatına saygı duyması gerektiğini unutmamak gerekir. Beraber vakit geçirilmesi gereken zamanlar da olacaktır mutlaka, fakat zoraki olmamalı bence. Dolayısıyla aile ilişkilerinde saygılı ve açık iletişimli, ve de birbirine alınmadan bir ilişki ortamı kurabilmeyi başarmalı. Herkesin maksimum düzeyde tatmin olduğu bir aile ortamı oluşturmalı ki, bu da başkalarının zorunluluklarıyla yapmak ya da düşünmek zorunda olduğumuz bizi yoran ortamlardan kurtarır.

Bizim toplumumuzda yetişkin çocuklar anne babalarına, anne babalar çocuklarına kendi istediklerini dikte etmeyi sever. Yapabilir ya da yapamaz o farklı bir konu ama anne-babamız ya da çocuğumuz bizden istemediğimiz, önceliğimiz olmayan durumları yapmamızı istediğinde, bu hayatımıza manevi olarak ekstra yük getiriyor. Çünkü yapmak istemiyoruz ama onları da üzmek istemiyoruz. Dolayısıyla birileri bizlerin istediğini yapmadı diye ya da biz onların istediğini yapmadık diye birbirimize alındığımız, hayatı birbirimize zorlaştırdığımız bir duruma sokmaya gerek yok. Anlayışla karşılayıp herkesin kendi hayatında kendi kararlarını almasına saygı duymak gerekir. Aynı şey hobilerimizde ya da başka düşüncelerde de mümkün. Biz seviyoruz diye başkaları da sevmek zorunda değil ya da tam tersi. Yakınlarınızı çok iyi tanıdığınızı düşünüyor olabilirsiniz; fakat onu asla bilemezsiniz.

Image for post
minimalizm

İlişkilerimizde Minimalizm

Romantik ilişkilerimizde de tüketim hat safhada ve işin garibi bunun yaşla hiçbir bağlantısı yok. İlişkilerin başlarında bir an önce birbirini tanımak istemek, her anı beraber geçirmek istemek doğal tabi. İnsan sevdiği insanları her daim etrafında ister. Ama bazen buna da bir sınır koymak gerekir. Hayatımızdaki önceliklerimiz gayet tabi değişir; fakat düzenleme yapmalıyız, ekstra ekleme değil. Ayrıca eşimizin ya da partnerimizin değişik zevkleri, hobileri, fikirleri olması çok doğal. Aynı hayatı birebir beraber yaşamak bence doğru değil, hayatımıza ortaklıklar sokmak doğru. Herşeyimiz aynı olamaz ki! Eşimiz/partnerimiz farklı bir insan biz farklı. Yıllarca farklı hayatlar yaşamışız. Dolayısıyla ortaklıklarımızın olduğu, bol anlayış ve saygının olduğu birliktelikler bence daha doğru.

Image for post
minimalizm

İşte Minimalizm

Hayatımızın en çok vaktini geçirdiğimiz alan işlerimiz aslında. İşlerimizin hayatımız olmasına izin vermemek gerek. İşte de önceliklendirmelerimize önem vermeli ki; böylece kaliteli geçireceğimiz bir iş hayatı, bizi hayatta daha az yoracaktır. Bununla beraber daha başarılı olmamızı da sağlayacaktır. İş ortamımızı, iş arkadaşlarımızla ilişkilerimizi, yapacağımız işleri bizi zihnen mümkünse yormayacak şekilde bir düzenleme yapmalıyız. Tabii hali hazırda kurulu düzeni değiştirme, yeni bir düzen oluşturmaktan daha zor ama acı yoksa kazanım yok! Belki burada zoru başardıktan sonra, kazandığımız daha fazla özgüvenle daha huzurlu ya da mutlu bile olabiliriz. Çok iş yapmamak olarak değerlendirilmemeli işteki minimalistlik. Amacımızdan vazgeçmek zorunda değiliz minimalist yaşamak uğruna. Minimalist yaşamak için her şeyden önce, önceliklendirmelerimize gerekli hassasiyeti vermeli, daha sonra arta kalan gereksizlerden kurtulmalıyız!

Image for post
minimalizm

Teknolojide Minimalizm

Hayatımızda olmazsa olmaz bir başka konu teknoloji! Kendimizi alamadığımız sosyal mecralarımızda, telefonlarımızda ya da televizyon-bilgisayarlarımızda harcadığımız zamanda düzenleme gerekebiliyor. Arkadaşlarımızla bir araya geldiğimizde fotoğraf çekmek isteyebiliriz tabiki, anında sosyal medyaya da koymak isteyebiliriz ama beraber geçirdiğimiz vaktin tamamını fotoğraf çekerek ya da sosyal medyayala geçiriyorsak orda bir hata var bence. TV, bilgisayarda ya da oyunlarda harika vakit geçiriyor olabiliriz. Ama bütün boş vaktimizi bunlarla geçiriyorsak, bir düzenleme gerekir.

Özellikle TV ile ilgili bir şey daha eklemek isterim. Örneğin; her akşam eve geldiğimizde elimiz kumandaya mı gidiyor ya da yemek yerken televizyonsuz yapamayanlardan mısınız? Kanal ya da dijital mecralarda zamanımızı ne izlesek acaba diye geçirenlerden misiniz? O halde, o anda izlemeye ihtiyaç olup olmadığını tekrar düşünme zamanı . Telefonlarımızı elden bırakamıyorsak, paylaştığımız şeylerin etkileşimlerini her 10 dk da bir kontrol etme ihtiyacı duyuyorsak orada da bir sıkıntı var demektir. Belki sosyal medya bildirimleri için kontrol etme zamanlarımızı belirlemeli ve o zamanlar dışında bakmamaya özen göstermeliyiz.

Image for post
minimalizm
Bununla birlikte;

Benim atladığım, hayatımızda minimalist yaşamak istediğimiz başka alanlar da eminim vardır. Herkes kendi hayatındaki kendi alanlarını kendisi belirleyip, kendi planını kendisi oluşturduğu zaman hayatına daha kolay uygulayabiliyor olacaktır. Başkalarının düşüncelerine saygı duymak, önem vermek önemli tabiki, fakat daha çok kendi hayatımızı kendi düşüncelerimize göre düzenlemek önemli. Yardım her zaman istenebilir ki bu gerekli de olabilir.

Bütün bunların ayrı ayrı düzenlemelerini yaptık mı? Belki de zaten minimalist yaşayan bir insansınız ve zaten yapıyorsunuz ki bu bence harika!

Ama bunların her birini ayrı ayrı düzenlemek hala yeterli değildir bazen. Bir de hayatımızda hangi alana ne kadar vakit ayırmak istiyoruz onu belirleyip, hayatımızın alanlarını hak ettiği şekilde, hayatımızdaki insanlarla hak ettiğimiz ya da hak ettikleri biçimde, kararında yaşamak gerek.

Bunların her biri benim kişisel görüşüm. Minimalizmi abartmanın doğru olmadığını ve minimalizmin her bireyin daha kaliteli hayatı yaşamasına olanak tanıdığını, ve gereksiz tüketimden kurtulmanın hiçbir zararı olmadığı gibi fazlasıyla maddi-manevi faydası olduğununu düşündüğüm için bu yazıyı yazmak istedim.

Bu yaşam tarzının hayatımıza getireceği ya da getirdiği maddi fayda, daha az tüketim sayesinde geri dönüşüm açısından sağladığı fayda, getirdiği kafa rahatlığı, hayatınızda sadece sizin için değerli olduğunu ya da olacağını düşündüğünüz kişilerle harcadığınız daha kaliteli vakit, tüketmek yerine belki de üretmenin verdiği vicdani rahatlık, belki de örnek bir hayata sahip olmanın mutluluğu, genel olarak harcadığınız kaliteli vakit ve kaliteli paranın huzuru minimalist yaşamaya değer bence. Ne fazla, ne eksik! Kararında yaşamak!

İlknur Yıldız

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir